Sevgilinin Kokusu, Sevginin Kokusudur.

Koku hafızasının en ağır topu, en bi assolistidir kendileri,koku hafızasının ülkesinde bir edayla, bir mağrur dolanışı vardı ki, değmeyin gitsin.

Buralar benden sorulur havalarında, burnu kalkık, gözleri imalı, uzaktan normal, öpülürken büyüyen dudağının en kıvrım kenarında hınzır ve nasıl mustehzi ve hatta nasıl da bir gulumseme ile. Tüm diğer hıfzedilmiş kokulara elinin tersiyle, "hiiih, sen de necisin ki?" der gibi bir küçümseyişle bakarak iri gözlerinin kenarından, ilan eder üstünlüğünü, konuşmasına hacet bile yoktur, belli ki tam da dirsek içlerine, tam da kulak diplerine, o salınıp dolandıkca buram, buram, sürüm, sürüm ardında; ipek bir şalın yere süzülüşü gibi, usuldan kayarak akar kokusu bir hale gibi sarar gelip geçtigi, lakin geçip de gidemediği yerleri.  Böyle bir afet-i devran, böyle bir femme fatale, böyle bir gönülçelendir iste sevgilinin kokusu. Hani ete kemiğe bürünse bu kadar olmaz. Şalı da şarap rengi, havali haspa, fakat çok zalim. Ancak sevenlerin hissedebileceği dünyanın en tatlı parfümüdür..

Dunyanın en güzel kokusu en içe çekilesi koku. Üç gün aynı sweatshirt'i giyme sebebi... Uzaklardayken sevgiliye dair en çok özlenen şey.....Hayal edildikce insanın kalbini parça, parça ayıran, bazen de gözlerinde yaşlar biriktiren şey... Ondan ayrılırken daha bi buram, buram kokar sevgilinin kokusu... Sanki onu birakmamanız için yaptığı küçük bir oyunmuş gibi.. Cezbeder.. Arada mesafeler varsa, uzun zaman o garip kokuyu içinize çekemeyeceğinizi anlayıp, tekrar, tekrar artık uyuşturucu etkisi yapıp kendinden geçirtinceye kadar koklayıp gidersiniz arkanıza baka baka... İnsanın burnunu sevgilisinin boynuna gömüp doya, doya içine çektigi kokudur.

Bazen çok alakasız yerlerde mesela dersin ortasında ya da evde oturmuş kitap okurken duyulur bu koku öylesine içine işler insanın. Sevgi karşılıklı sürdüğü sürece bu insana inanılmaz haz verir... Üstunuze sinmiş mi diye bakarsınız, bir noktada bulma amacıyla üstünüzdekini, ya da onun kullandığı bir esyanın üstünü nemli gözlerle ararsınız burnunuzla.. Bulduğunuz anda tüylerininiz ürperir, ayaklarınız yerden kesilir ama özlem kaplar birden içinizi.. O yanınızdayken teninin kokusunu içinize çekip, bütün vucudunuzu, bütün ruhunuzu onun kokusuyla doldurduğunuzda tekrar, tekrar aşık olursunuz... Uçarsınız.. Ve aslada unutulmaz o koku, gariptir.. Arada sırada hiç bi alakası yokken burnunuza geldiğinde hüngür, hüngür aglarsınız.. Sevdiceğin kokusu hafifçe uçusan utangaç, çekinerek bir kokuyla başlayıp sonra gitgide artan insana güç, umut, neşe vererek yoğunlaşan ve iliklerinize kadar yayılan kokudur. Sevgilinin her özel eşyaşında bulunur bu koku.. Sevgilinin kokusu teninden havaya uçuşarak etrafımıza yayılarak güvenin, huzurun, mutluluğun, heyecanın kokusu olur.  Artik o koku bize hakimdir. "Mutfağa kaşık almaya gidipte çatalla dönmemiz" bu yüzdendir. Duruluğun kokusudur bu. Seven insanın sevilenden aldığı kokudur. Kokusunu hiç duymadığımız sevgiliye aslında hiç aşık olmamışızdır. Çünkü bu kokuyu duymak emek ister.. Neşeyi, çaresizliği, beklemeyi, özlemeyi, güneşin doğusunu da batışını da beraber görebilmeyi, ayakları birbirine dolaşık uyanmayı, paylaşmayı gerektirir..... Sevdicegin kokusu "seninim" in kokusudur, "iyi ki varsın" ın kokusudur, "seni seviyorum" un kokusudur, "ahh keşke burada olsaydın"ın kokusudur..

 

Sevgi ile mutlu, huzurlu; iyi ve temiz kalın. Hoşça kalın.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !